SEVGİLİ PAZARTESİLERİM, Tiyatro oyunu

Aksine tiyatronun ‘Sevgili Pazartesilerim’ oyununu izlemek için elimde bulunan devlet tiyatrosu biletlerini yakmıştım. Alternatif tiyatro oyunlarını izleme merakım PEP’in tiyatro organizasyonuyla birleşince kaçınılmaz olan oldu, PEP olarak koyulduk Tepebaşındaki Aksine Tiyatro sahnesinin yollarına…

Siz de bir plaza çalışanı mısınız, satış – pazarlama uzmanlık alanınız mı ya da herkes mutlu mesut çalışırken kendinizi yalnız ve aksine mi hissediyorsunuz? Aksine olabilirsiniz ama yalnız değilsiniz…

Sevgili Pazartesilerim oyunu Aksine Tiyatro oyuncusu İlker Köklük’ün iş yaşamındaki gözlem ve deneyimlerini tiyatro metnine başarılı bir şekilde aktardığı bir oyun. Sevgili Pazartesilerim, kapitalizmin geldiği bu aşamada, beyaz yakalı olma derdini, güvencesizliği, iş hayatının insan psikolojisi üzerindeki – hatta belirlenmiş bir yaşam şekli olarak bakıldığında ve özel hayat ile iş yaşamı çizgisinin silikleştiği bu ortamda – insan karakteri üzerindeki etkilerini, yaşamın anlamındaki boşluğundan yaratılan tüketim toplumunu gözler önüne seriyor. İş yaşamımızın ‘iyi bir insan’ olma ideallerimize nasıl bir katkı sağladığını da görebiliyoruz oyunda! Tabii başarılı olma ve ayakta kalma kıskacından kendimizi kurtarabildiysek ve hala insan olmaya dair hayallerimiz deforme olmadıysa… Sevgili Pazartesilerim çok geniş bir alana birçok noktadan seslenmek istiyor. Çünkü Aksine Tiyatro’nun muhalif bir duruşu ve tiyatronun hayatı değiştirebileceğine dair inancı var. Bu inanç oyuna da bir anlamda ‘mesaj kaygısı’ olarak yansımış. Oyuna belki bu anlamda naçizane bir estetik eleştiri getirilebilir. Zira bilinçli olarak yer yer didaktizme kayan bir anlatım biçiminin tercih edilmesi, oyun sırasında seyircinin muhakeme alanını daraltan bir unsur olarak ortaya çıkabiliyor. İşin içine biraz daha kurgusal yaratıcılık katılarak, seyirciye düşünsel bir esneklik payı bırakılması, oyunun seyir keyfini ve tiyatronun estetik değerini daha da ileri bir boyuta taşıyabilirdi.

Eğrisiyle, doğrusuyla Aksine Tiyatro beyaz yakalı çalışanların kurduğu, amatör ruhlarını, heyecanlarını kaybetmemiş, başarılı oyunculuklarıyla göz dolduran tiyatro emekçisi insanlardan oluşan bir topluluk. Tiyatro bir seyir sanatı, fazla söze hacet yok. ‘Sevgili Pazartesilerim’ sizler için sahnede…

Reklamlar

2 thoughts on “SEVGİLİ PAZARTESİLERİM, Tiyatro oyunu

  1. Ben de oyunu seyredenlerden biriyim. Yazınızdaki şu paragraf, gerçeği yansıtmayan bir bakış açısını ifade ediyor: “Tiyatro’nun muhalif bir duruşu ve tiyatronun hayatı değiştirebileceğine dair inancı var. Bu inanç oyuna da bir anlamda ‘mesaj kaygısı’ olarak yansımış. Oyuna belki bu anlamda naçizane bir estetik eleştiri getirilebilir. Zira bilinçli olarak yer yer didaktizme kayan bir anlatım biçiminin tercih edilmesi, oyun sırasında seyircinin muhakeme alanını daraltan bir unsur olarak ortaya çıkabiliyor. İşin içine biraz daha kurgusal yaratıcılık katılarak, seyirciye düşünsel bir esneklik payı bırakılması, oyunun seyir keyfini ve tiyatronun estetik değerini daha da ileri bir boyuta taşıyabilirdi.”
    “estetik eleştiri” diyerek, mesaj kaygısı ve didaktizmden söz etmişsiniz. Estetik eleştiriden anladığınız nedir acaba?..
    Oyun çağında söylenmesi gerekeni söylemiş bir oyun olarak, evet bir kaygı değil, ama çok kuvvetli bir mesajı veriyor. Ancak estetikten bahsediyorsanız, şunu asgari düzeyde bilmeniz gerekiyor ki, her tür sanat yapıtı aslında politiktir. Emeğe, insana, doğaya, sevgiye, inanca, kadına, erkeğe… varlıklara bir bakış açısını içinde barındırır. Ve bu anlamda mutlaka mesaj taşır/verir. Ancak estetik dediğinizde, önemli olan neyi nasıl söylediğinizdir. Eğer oyun sözünü kuru bir makale gibi söylemişse, denilebilir ki, söyledikleriniz/gösterdikleriniz estetikten yoksundur. Ancak benim sevgili pazartesilerim için böyle bir “eleştiri” asla yapılamaz. Böyle bir eleştiri ancak bilmeden yapılabilir. Estetik nedir, dramaturji nedir, politik söylem nedir? Bunları bilmeden eleştiri yaparsanız, bu kadar olur. “oyun mesaj veriyordu” ya da “didaktikti” … aklınıza güveniyorsanız, bunları söylemenize gerek yok. Ama zekanıza güvenmiyorsanız, “oyunun ne demek istediğini ben bulacağım, benim o düzeyde bir zekam var” bunu ispatlamak istiyorsanız, başka alanlarla ilgilenmeniz gerekir. Tiyatro eleşririsinin size göre olmadığını söyleyebilirim.
    Son söz, önemli olan söylemin estetize edilip edilmediğidir. Plaza çalışanlarının söylemek isteyip de defalarca yuttuğu sözleri oyunda estetik bir duyarlıkta duyuyor olmak beni ziyadesiyle memnun etmişti… Karşımızda hem oyunculuk ve hem de metin olarak oldukça nitelikli bir oyun var.

    1. merhaba, görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkürler. farklı bakış açıları olduğu kesin, izleyenler öznel yorumlarını çıkarıyorlar tabi, oyundan sonra gelen doğal bir süreç olduğunu düşünüyoruz. sevgiler..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s