DİKKAT: İşe İade Davamda Avukatım Beni Nasıl Dolandırdı?

Alttaki mektup bir takipçimizden ulaştı. İşe iade davasını yürüten avukatın kendisini nasıl dolandırdığını anlatarak bizlere önemli uyarı ve tavsiyelerde bulunuyor.

İşverenler bizi kontrol altında tutmak için hakkımızı vermek yerine hakkımız olandan bile fazlasını avukatlara, davalara verebiliyor.  İşten çıkarmanın en haksız yollarının bizi kontrol altında tutmak için uygulandığı dönemde en güçlü yasal silahımız olan işe iade davalarında ve diğer iş hukuku davalarında avukatlarımıza dikkat edelim. Sözümüz kendi çıkarı için işverene teslim olan avukatlara. Emek yanlısı avukatlara teşekkür ediyoruz.

Takipçimize ulaşmak isteyenler ve başka soruları olanlar bilgi@plazaeylem.org eposta adresimize yazabilirler.

adaletsizlik

2010 senesinde bir işe iade davam için Kadıköy Rıhtım’da ofisi olan ve bu konuda oldukça tecrübeli olduğunu duyduğum bir avukatın kapısını çaldım. Benden 700TL dava açma masrafını elden aldı. Noterden vekalet çıkarttırdı ve avukatlığımı üstlendi. İlk davayı kazandım ve davayı karşı taraf yargıtaya taşıdı. Dava açmamın üzerinden 2 sene geçtikten sonra yargıtayda davamın onanmasıyla 4 net 4 brüt maaş tazminatımı içinden avukat vekaleti düşülmüş bir şekilde aldım. 2014 senesinde yine işe iade davası sebebiyle aynı avukata gittim. Vekaletimi geri almadığım için hala geçerliydi. 700 TL dava açma masrafını yine ELDEN verdim. Avukat bana dava tarihini haber vermedi. Ancak davayı açış tarihimden 3 ay gibi bir süre sonra davamı tek celsede kazandığım haberini iletti. Bana karşı tarafın davayı yargıtaya taşıdığını söyledi. 2014 Eylül ayından 2015 yılı Aralık ayına kadar davamın yargıtayda ne aşamada olduğunu kendisini TELEFONLA arayarak defalarca sordum. Bana davamın yargıtayda beklediğini söyledi. Maddi olarak güçlük yaşadığım için ortakları piyasada güvenilir insanlar olarak bilinmeyen bir işe önceki aldığımdan daha düşük maaşla mecburen girdim. Yine piyasanın kötülüğü ve yargıtaydan henüz kararın çıkmaması ve tazminatımı alamamış olmam nedeniyle arabamı bu süreç içinde sattım ve aileme borçlandım. Avukat beye Yargıtaya bir önceliklendirme yazısı yazdırmak istediğimi bu konuda Ankara’da bir arkadaşımdan yardım alacağımı söyledim. “Gerek yok ben sizin için yazıyı gönderirim” dedi. Yine telefonla aramalarımda Yargıtay’dan davamın eksik belge yüzünden geri döndüğüne dair ve tekrar gönderildiğine dair bazı hikayeler anlattı. Yargıtaydaki dosyayı UYAP’tan kendim takip edebilmek için dosyanın karar numarasını sorduğumda ise böyle bir numara olmadığını söyleyerek bana gerekçeli karar diye mahkeme sonuç belgesini gösterdi. 2015 yılında daha önce de ortaklarının güvenilir olmayan insanlar olarak bilindiğini belirttiğim son işimden çıkarıldım. Zaten beni geçici bir süre için işe almışlar sanırım. Bu iş yerinde de 8 ay çalışmış olduğum için aynı avukat aracılığıyla işe iade davası açmaya karar verdim. Ancak avukatın önceki davama ilişkin bilgi vermekte bu kadar güçlük çekmesi bende şüphe yarattığı için davamı UYAP’tan kendim takip etmeye karar verdim. Davamın geçen Salı olduğunu öğrendim. Geçtiğimiz Pazar avukatı aradım. Davanın tebligatının kendisine gelmediği için davaya gitmeyeceğini söyledi.Karşı tarafa da tebligatın gitmemiş olacağını bu yüzden benim de boşuna gitmemem gerektiğini davanın erteleneceğini söyledi. Kendisi artık bende alenen şüphe yarattığı için davaya o yada karşı taraf gitse de gitmese de gideceğimi kendisi ile paylaştım. Salı günü davaya son anda hışımla ve mübaşire benim kapıda oturacağımı söyleyerek girdi. Ben kendi davam için tabiî ki içeride yerimi aldım. Ve duydum ki dava açmak için gerekli evrakların hiçbirini hazırlamadığı ve gerekli ödemeleri yapmadığı için iki tarafa tebligat gitmemiş. Hakim mahkemeyi ertelemek zorunda olduğunu söyledi ve yakın bir tarihe ertelemek istedi. Bu sefer de önümüzdeki iki ay çok duruşması olduğu için mahkemeyi iki ay sonrasına erteletti. Ve kararı onu kovalayınca bana çok kaçak bir şekilde gösterdi. Tüm bunların üzerine davamın tüm belgelerini kendim görebilmek amacıyla davamın kalemine gittiğimde öğrendim ki bir yıl üç aydır bana çeşitli şekillerde yargıtayda olduğunu ve takip ettiğini söylediği 2014 yılında açmış olduğum davam YARGITAYA HİÇ GİTMEMİŞ ÇÜNKÜ BENİM KENDİ AVUKATIM DAVAYI KESİNLEŞTİRMEDEN, BENİM HABERİM VE İRADEM DIŞINDA DONDURMUŞ. 2015 yılında açmış olduğum davayı da ERTELEYEBİLMEK İÇİN HİÇBİR EVRAKI TAMAMLAMAMIŞ. Birden telefonları açmamaya başlayan avukatımın ofisine resmen baskın yaptım ve vekaletimden istifasını istedim. Bir de benden utanmadan vekalet parası istemesi üzerine vekaletini koşa koşa noter yoluyla acilen azlettim. 2014 yılında açmış olduğum davada alacağım bir yıl gecikmiş olduğundan uzlaşmak amacıyla karşı tarafı aradığımda karşı tarafın eğlenen tarzından da gördüm ki zaten avukatımla uzun bir süredir anlaşmalılarmış.

Kadıköy Rıhtım’da ofisi bulunan bu avukat için ben Baro’ya şikayette bulunup gerekli işlemleri yapacağım ancak olan benim bir yıl üç ayıma oldu tabi. İsteyenler kişinin bilgilerine benden ulaşabilir. Kıssadan hisse buradan çıkardığım en önemli ders: Avukatınız süreci uzatmak amacıyla karşı tarafla anlaşıp buradan bazı avantalar kazanıyor olabilir. Bu yüzden kendi davanıza ilişkin tüm belgeleri ve süreci UYAP’tan ve mümkünse kalemden birebir TAKİP EDİN. Avukatınızla dosyaya ilişkin MAİL YOLUYLA İLETİŞİM KURUN. Ve avukatınıza verdiğiniz tüm paraları BANKA ARACILIĞIYLA VERİN. Avukatınız doladırıcıysa bile sizden %15 vekalet ücreti talep edebilir o yüzden %10 gibi bir anlaşma yaptıysanız bunu YAZILI YAPIN. Baro’ya şikayet işinin de bu tarz şarlatanların gözünü korkutmadığını işin başa düştüğünü unutmayın

Reklamlar

3 thoughts on “DİKKAT: İşe İade Davamda Avukatım Beni Nasıl Dolandırdı?

  1. Bilgi eksiği var. İşe iadelerde kesinleşme sağlanıp işverene ihtarname keşide edilip iade talep edilir. İşe davet halinde 4 net maaş haksız fesih tazminatı ödenir. Yargıtaydan da dosya kolay kolay dönmez. Bu durumda bir de vekili dinlemek lazım. “Dolandırıcı bile olsa %15 vekalet ücreti alır” sözü maksadını aşmış. Vekil Avukatlık Kanunu gereği taraflar %10-%25 arasında vekalet ücretine karar verebilir. Bunun makulu %15’dir. Avukatta hizmetçiniz değil.

  2. Merhaba,

    Üzücü bir hikaye. Avukat olarak sorumluluklarımız var bizim. Hakkınızı hukuk çerçevesinde savunmak ve tüm savunma mekanizmalarını işletmek… Müvekkillerimiz bizim patronlarımız değil evet, ancak bu bizim onlara karşı bir sorumluluğumuz olmadığı anlamına gelmiyor. Arada ince bir çizgi var. Özellikle İş Hukukunda taraflardan birisi işçi iken bu biraz daha hassas olabiliyor. Bu sebeple bu ve benzeri olayların yaşanmaması, işçinin hakkına zeval gelmemesi, bizim de meslek onurumuzun bu tarz kötü örnekler sebebi ile zedelenmemesi için birkaç öneri sunmak isterim nacizane:

    – Avukatınızdan her duruşmadan sonra sms veya e-mail ile bilgilendirme talep edin lütfen.

    – Davanızı teslim ettikten sonra bir fiil dedektif gibi takip etmeyin. Biz bunun için varız. Yani duruşma gününe kadar gün saymayın. Bu psikolojik olarak da yorar sizi. Ancak duruşma günlerini siz de not edin ajandanıza. İlk maddede belirttiğim şekilde bilgilendirme 1-2 gün içerisinde gelmez ise bu kez siz sms veya e-mail ile bilgilendirme talep edin nazik bir dille.

    – Davanın aşamalarını, olası ihtimalleri daha davanızı avukatınıza vermeden sorun. Avukatınızdan size yol haritası çıkarmasını isteyin. Kesinlikle birebir belirttiğimiz deadline’da gitmeyebilir, ancak büyük ölçüde gidişat hakkında size genel bir perspektif çizebiliriz.

    – Hukuk sistemimizin fazla hassas. Elimizde olmayan bazı sebepler nedeni ile duruşmaların uzayabileceğini lütfen aklınızdan çıkartmayın. Nedir bu sebepler? Mesela duruşmanız olduğu gün hakim izinli olabiliyor, seminere gitmiş olabiliyor ya da tayini çıkmış olabiliyor. Ve malesef yerine bakan hakim sadece yeni bir duruşma günü vermek için bakıyor. Ya da hakim yerinde ancak bu kez örneğin SGK’dan istenen bilgilere SGK cevap vermemiş olabiliyor. Bunlar hep uzamasına sebebiyet veren şeyler.

    – Bazı usulü işlemler yapılmadan davanın sona ermesi mümkün değildir. Mesela bazı davalarda hakim dosyayı bilirkişiye göndermeden karar verebilecekken, bazılarında bilirkişiden rapor almazsa verdiği karar Yargıtay tarafından bozulur. Bu da yargılamanın uzamasının bir diğer nedenidir. Dosyanın bilirkişiye gitmesi demek 1-3 duruşma demektir. Yani ortalama 5 ay!

    – Avukatınız size dosya hakkında 2 ay bilgi vermez ise telaşlanmayın. Muhtemelen o 2 aylık süre iki duruşma arasıdır. Ve dosyada bazen kayda değer bir işlem olmayabilir.

    – Her şeyde olduğu gibi insan ilişkileri! Ne söylediğimiz değil nasıl söylediğimiz önemli biraz da. Gerçekten telaşlı biriyseniz bunu avukatınız ile paylaşmanızda hiçbir mahsur yok kanımca. Açık açık, sık sık bilgilendirilmek istediğinizi, bunun sizi daha emin ellerde hissettireceğini söyleyebilirsiniz.

    – Son olarak avukatınızı iyi seçin. Mesleki yeterliliğini, tecrübesini davanıza konu alanda daha önce çalışıp çalışmadığını sorgulayın. Sorun! Aldığınız cevaplar sizi tatmin etmiyor ise İstanbul Barosu’nda 50bine yakın avukat var, unutmayın!

    Saygılar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s