Akbank Grevinin Engellenmesine Karşı Bir Aradaydık!

Beyaz yakalıların emek temelli dayanışma örgütü Plaza Eylem Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen birçok kurumdan temsilciler ve vatandaşlar, Akbank’ta grev kararının erteleme adı altında engellenmesine karşı çalışanlara dayanışma ve destek mesajı verdi. Sendika temsilcilerinden katılımcı olmaması dikkat çekti.  Basın açıklamasında Akbank’ta çalışanların piyasadaki diğer kuruluşlarla karşılaştırıldığında çok daha kötü koşullarda ve çok düşük ücretlerle çalıştıkları vurgulandı. Sabancı grubunun işçilerin sendikalaşmada “kapsam dışı” tutulmaları, adaletsiz bir performans sistemi altında çalıştırılmaları, hamilelerin ve doğum izni alanların mobbinge maruz bırakılmaları ve toplu işten çıkarmalarla iş güvencesinin ortadan kaldırılması gibi uygulamalarla bu düzenlemelere razı edildiği söylendi. İşçilerin iş güvencesi, performans sisteminin düzeltilmesi, kapsamın genişletilerek tüm çalışanların toplu sözleşmeden yararlandırılması ve ücretlerin iyileştirilmesi talepleri aktarılarak Platform’un Akbank’taki gelişmelerin takipçisi olduğu söylendi.

Açıklama esnasında “performans sistemi kurumsal mobbingdir, çaresi toplu sözleşmedir”, “Akbank / Sabancı utan, çalışanın mutsuz”, “Sadaka değil, toplu sözleşme”, “Kara liste sizin utancınızdır”, “Bankalar değil çalışanlar yönetsin” sloganları atıldı.

BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ

AKBANK şubelerindeki arkadaşlarımız mesai saati bittiği halde çalışmaya devam ediyor. Kimisi evlerine gittiklerinde de çalışacak, maillere cevap verecekler. Biz de AKBANK çalışanlarıyla dayanışmak için fazla mesai yaptığımız işyerlerimizden çıkıp geldik.

AKBANK’ta grev, beklendiği üzere Cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu imzalarıyla “ertelendi”. Grev kararı ulusal basında pek yankı bulmazken “erteleme” kararının kuru metni ve altındaki baş erkek ve diğer erkeklerin imzaları anında bütün basında yer aldı. Plaza Eylem Platformu olarak, basın emekçilerinin bu “bağımlı” medya şirketleri tarafından yönetilmek zorunda kalmasının acısını paylaşıyoruz. Bu nedenle kendi iletişim kanallarımızı oluşturmaya çalışıyoruz. Bu basın açıklaması, AKBANK çalışanları kadar basın emekçileriyle de dayanışmamızın ifadesidir.

AKBANK da zaten hazır olduğu bu kararla ilgili olarak hemen açıklama yaptı. Hazırdı, zira toplu sözleşme görüşmeleri geçen yıl Temmuz başında başlamış, Kasım’da ise “bakanlar kurulu” alakasız olsa da OHAL’den yararlanarak bir KHK ile alelacele bankacılıkta “grev erteleme” yasaya eklenmişti.

AKBANK üst yönetimi muhtemelen grev tehdidini işletmenin karşılaştığı krizlerden biri olarak ele aldı. Bir krizi daha kolaylıkla, olgunlukla, reklam verdiği medyayı ve “bakanlar kurulunu” arkasına almanın güveniyle aştığını düşünüyor. Ancak bu sefer “kriz” sandığınızdan biraz daha derin, elinizin tersiyle alnınızı silerek çıkabileceğiniz türden değil.

Bankanın açıklamasında, “bakanlar kurulunun” sahte gerekçesi yer aldı, “ülke ekonomisi” vurgusu yapıldı. Banka yönetimi ve “bakanlar kurulu” için hamile kadınların performans gerekçesiyle işten çıkartılıp durulması herhalde ülke ekonomisi için olmazsa olmazdır! Oysa “ülke ekonomisi”, faizleriniz, şirketleriniz, iktidarlarınız ve medyanızın ekonomi sayfalarından ibaret değildir. Ekonomisi, AKBANK’ın çarpık performans yönetimi, işçi çıkarma “politikası” ve sonunda memleketin en çok çalışan ama en az kazanan banka personeli haline gelen işçilerin psikolojilerinin bile bozulmasıyla ayakta duracak olan ülkenin vay haline!

Grev kararı, “ertelenmiş” olsa bile ciddi bir uyarı niteliğindedir. Finans sektörü ayağını denk almazsa bir süre sonra, isterse bizzat Sabancı’lar hükümeti kurmuş olsun, herhangi bir “bakanlar kurulu” herhangi bir grevi “erteleyecek” gücü bulamaz. Grev yasaklarıyla savunduğunuz ekonomi kendi ekonominizdir, ülkenin değil. Bu ekonomiyi ayakta tutmak için bundan sonra daha fazla yasaklamaya ve daha fazla baskıya ihtiyaç duyacaksınız. Ta ki gerçek ekonominin sesi ve sözü bastırılamaz hale gelene kadar.

AKBANK çalışanının sorunları “ülke” sorunlarıdır. Bu ülkede çalışan tüm kadınların sorunlarıdır; performans baskısı altında çalışan herkesin sorunlarıdır. Bunlar “ülke ekonomisinin” ta kendisidir. Bu sorunları derinlemesine göremeyen bir ülke ve banka yönetimi, krizi derinleştirmekten başka bir şey yapamamaktadır.

Çalışanların sorunları ve talepleri açık ve anlaşılır bir şekilde ortadadır. Göremeyenler için tekrar etmek zorundayız.

“AKBANK’ın ekonomisinin sahibi çalışanlarıdır.” Bu ifade, dayanışma metinlerinde yer alan hamasi laflardan biri değil, açık ve net istatistiki bilgidir. Kârını enflasyonun 6 katı kadar artıran AKBANK sektörde birinci bankadır, çünkü her AKBANK çalışanı iki kişilik iş yapmaktadır. Diğer bankalarda şube başına 20 kişiyle çalışılırken AKBANK’ta 15 kişiyle çalışılmaktadır, buna rağmen bankanın çalışan başına düşen kârı 0,250 ile diğer bankaların iki katıdır. AKBANK’ın ekonomisi az sayıda çalışanın çok yoğun çalışmasına dayanır.

Bu yoğun çalışma koşullarına çalışanlar nasıl razı edilmiştir?

1. Sendika baskı altına alınmıştır. Çalışanların çok büyük bir bölümü “kapsam dışı” ilan edilmiş, işçiler işveren karşısında yalnızlaştırılmıştır.

Finans krizinin yaşandığı 2008’den itibaren eline fırsat geçiren banka yönetimi, BANKSİS’i yetki krizine sokmuş, çalışanları sendikadan istifaya zorlamış, binlerce işçinin kapsam dışı kalmasını kabul ettirmiştir. “Gerçek ekonomi”nin kendisini göstermesiyle 2014’te banka grevi yasal olarak serbest bırakılınca bankanın sendikayı devre dışı bırakma ihtiyacı daha da belirginleşmiştir. Ancak BANKSİS 2016’da yasal olarak yetki sorununun olmadığını göstermiş, toplu sözleşme görüşmelerine başlamış ve en sonunda da grev kararı almıştır. Yeri gelmişken söyleyelim, hiçbir kanun ve kurul bu gelişmeyi durduramayacaktır.

2. İş güvenliği ortadan kaldırılmıştır. Tüm çalışanlar ve özellikle kadınlar işten atılma tehdidiyle karşı karşıyadır.

Sendikanın devre dışı bırakılması girişimleriyle sözleşmelerin “toplu” niteliği ortadan kaldırılmaya, tümüyle bireyselleştirilmeye çalışılmışlardır. Bu bireyselleştirmenin sonucu elbette iş güvenliğinin ortadan kalkması olmuştur. Toplu işten çıkarmalar başlamış, binlerce çalışan işten atılmıştır. 2014 yılından itibaren 6151 çalışan istifaya zorlanmıştır. Özellikle kadın çalışanlar, hamilelik veya doğum izni sonrası işten çıkartılmış, süt izinleri engellenmiş, “havuz kadroya” alınmış, yoğun mobbinge maruz bırakılmıştır. Çalışanların pozisyondan pozisyona, şubeden şubeye savrulup durmasına yol açan bankalara özel “havuz kadro” icadına değinmek için burada yerimiz ve zamanımız yetmez.

3. Adaletten nasibini almamış bir “performans” sistemi dayatılmıştır.

AKBANK’ta “performans yönetimi” deyince kurumsallık falan değil baskı ve gözyaşı akla gelir. Performans sistemi ciddiyetten uzaktır, tümüyle yönetimin keyfiyetini yansıtır. Sadece satışla görevli personelin değil, veznecinin ve güvenlik görevlisinin bile “satış hedefi” vardır. Bu hedefler ciddiyetsiz derecede yüksektir. Yasal sınırların üzerinde fazla mesai sıradanlaşmıştır. Çalışanlar cumartesi de mesai yapmakla tehdit edilmekte, ya da tehditle cumartesileri de çalıştırılmaktadır. Satış hedefleri ve fazla mesai sayesinde çalışanların iş dışı bir yaşamı kalmamıştır.

Bu gerçekler dikkate alındığında, çalışanların talepleri de açıklıkla ortaya çıkar:

● “Kapsam dışı çalışan” yalanına son verilmeli, tüm çalışanlar toplu sözleşme hakkından yararlanmalıdır.
● Adaletsiz, ciddiyetsiz ve sadece kâra dayalı performans sisteminden vazgeçilmeli, performans işten atma tehdidi olmaktan çıkartılmalıdır. Bir bankayı “hadi hadi sistemi” ile yönetemezsiniz.
● Bugüne kadar sendikanın ve çalışanların baskı altında tutulmasıyla sağlanan düşük ücret ve sıfır sosyal hak anlayışından vazgeçilmeli, kâr ve “başarı” ücretlere yansımalıdır.

Banka yönetimi “sağduyuyu” ve her şeyi çalışandan beklemeyi bırakıp bir an önce işçilerin taleplerini karşılamalıdır. AKBANK en kârlı banka olurken diğer bankaların aksine çalışan mutluluğu araştırmalarında hiç yer alamamaktadır. Bu gerilimli ve çatışmalı çalışma sistemi “müşteri memnuniyetine” ve “marka değerine” yansımaya başlamıştır. Yakında AKBANK, benzer diğer şirketlerin başına geleni yaşayacak, kâr oranlarıyla falan değil memnuniyetsiz müşterileriyle tanınmaya başlayacaktır. Uzun yıllara dayanan, patronlarının ve sahiplerinin tüm uzun ömürlerini harcadığı bir kuruluşun bu noktaya gelerek kötü şöhretle anılması, onlar için de çok acı olmalıdır.
Çalışanlar, sendika yönetiminin kararlarıyla yetinmeyip sendika birimlerinde doğrudan yer almalı veya sendikaya kendi istek ve kararlarını deyim yerindeyse “dayatmalıdır”. Banka yönetimleri karşısında yalnız kalmak çalışanların kaderi değildir. Sendika çalışana aittir, yalnızlığı ortadan kaldırma hakkını ifade eder.

Bu süreçte sendika eninde sonunda kazançlı çıkacaktır: Ama süreci merkezi gücü yoğunlaştırmak için değil, mutlaka işçilerin katılımını ve karar gücünü artırmak için bir fırsata çevirmelidir. Özellikle kadın çalışanlara yer vermek, geleneksel “erkek” sendikacılık anlayışından uzaklaşmak için bu fırsat değerlendirilmelidir. Çalışanların sendikaya ve sendikanın çalışanlara gitmesini kolaylaştırmak, sendikayı işçilerin doğal mekanı haline getirmek gerekmektedir.

Bu grev kararı, sektör açısından 1980 sonrası için bir ilktir. Engellenmesi başarısızlık olarak görülmemelidir, işveren tarafının daha hazırlıklı olması normaldir. Türkiye, ertelenmesiyle bile kazanım sağlayan bu grev kararına sahip çıkmak zorundadır. Bugün kazanım, örgütlenmedir. Örgütlenen işçi, bir sonraki toplu sözleşmede istediklerini kesin olarak alacaktır. İşçi örgütlü olduğunda banka yönetiminin sendikayla görüşmeme lüksü olmaz, çünkü “ekonominin gerçek sahiplerinin” kollektif sesi, muhteşem korosu duyulduğunda işletme yönetimleri kulaklarını dört açmak zorunda kalır.

Beyaz yakalı tüm çalışanların dayanışma örgütü olan Plaza Eylem Platformu AKBANK’taki gelişmelerin takipçisi ve çalışanların destekçisi olacaktır. Mücadelemiz hepimize kutlu olsun.

PLAZA EYLEM PLATFORMU

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s