Basın‌ ‌Açıklaması:‌ ‌Çalışma‌ ‌Acısı‌ ‌Hüküm‌ ‌Sürdükçe‌ ‌Hiçbir‌ ‌Sofrada‌ ‌Huzur‌ ‌Kalmayacak‌ ‌

sofra
Toplumun esenliği tüm İSG risklerinin ve çalışma acısının ortadan kaldırılmasına sıkı sıkıya bağlıdır. Çalışma acısı hüküm sürdükçe MÜSİAD sofralarında falan mutlu ve güvenli yiyip içmeyi sürdürmek mümkün olmayacaktır.

İSİG Meclisi’nin Temmuz 2020 İş Cinayetleri raporu, geliyorum diyen bir başka felaketle biraz daha can yakıcı olacak. Sakarya’da 3 Temmuz ve 9 Temmuz’da toplamda 10 kişi, ihmal ve kâr hırsı sonucu hayatını kaybetti.

Coşkun ailesinin daha önceki fabrikalarında da defalarca ölümlü patlamalar yaşanmıştı. İşçilerin ve İSG uzmanlarının fabrika yönetimini uyardığı medyada ve soruşturma dosyasında yer aldı. “Muska” adı verilen yeni ürettikleri piroteknik oyuncağın patlama riski vardı. Depolama ve üretimde gereken önlemler alınmamış, tehdit apaçık ortaya çıkınca da materyali kurusun diye güneşe sermek gibi ilkel çözümler aranmıştı. Olmadı, en az 7 kişi öldü. Üstüne üstlük, kalan materyal askerlerce imha edilmek üzere eski bir madene taşınırken yine patlayıp 3 kişiyi öldürdü. Olay bir seri cinayet halini aldı. Bu cinayetler de cezasız bırakılırsa serinin devamının geleceği herkesin malumu.

Plaza Eylem Platformu olarak bu iş cinayetleri için alınması gereken önlemleri daha sesli duyurmayı borç biliriz. Kuş sütü eksik sofralarında yiyip içen patronların kulağı ağır işitiyor olabilir ya da zırhlı araçlarında güvenlik içinde seyahat eden devlet erkanının bulunduğu yerlere sesimiz kolay gitmeyebilir. Onun için bu sesi çoğaltmak, her işçinin canının bütün ihracat kalemlerinin toplamından, borsa hisselerinden ve gayrı safi milli hasıla hesaplarından değerli olduğunu haykırmak gerekir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği için alınması gereken önlemler ivedilikle alınmalıdır.

– İş sağlığı ve güvenliği riskleri, düştüğü yeri yakan ateş değildir. Acısı ve zararları çalışan bireyler ve aileleriyle sınırlı olarak görülemez. İşverenin çalışma güvenliği konusundaki borcu sadece çalışana değil, tüm toplumadır. İSG, toplumsal bir sorun olarak ele alınmalı ve bu yaklaşım uyarınca yeniden düzenlenmelidir.

– İş güvenliği uzmanlarına (İGU’lara) bağımsız çalışma imkânı sağlanmalıdır. İGU’lar işverence istihdam edilmemeli, tam bağımsız olarak işlerini yapabilmelidir. Örneğin, oluşturulacak fonlardan yeterli ve işlerinin ağırlığını karşılayacak ücret ve yan haklara kavuşturulmalılar. Bu fonlar, işçi maaşlarına dokunmaksızın oluşturulmalı, işsizlik sigortası fonu gibi sonunda işverene peşkeş çekilmemeli, hükümetin son zamanlarda ortaya attığı TES ve BES gibi zorunlu tasarruf yöntemlerine benzetilmemelidir. (Bu uyarıları yapmak zorunda kalmaktan utanç duyuyoruz.)

– Son felaket, İSG konusunda işçilerin sözünü dinleme zorunluluğunu ortaya koymuştur. İşyerlerindeki İSG kurullarında mutlaka çalışanların yetki ve karar hakları olmalı, çalışanların emek örgütleri bünyesinde veya bağımsız olarak İSG toplantıları yapmaları, iletişim ve görüş oluşturmaları sağlanmalıdır.

– İşçilerin işyerlerinde şahit olduğu İSG açısından usulsüzlük ve riskleri, işlerini kaybetme riski taşımadan bildirebilecekleri kolay ulaşılır ve bağımsız şikayet, iletişim ve dayanışma kanalları oluşturulmalıdır.

– İş cinayetlerinin önüne geçilememesinin en önemli sebeplerinden biri, cezasızlıktır. Yaşanan felaketlere kaza deyip geçmek ve önce “ekonomiyi” düşünmek hayatın değerini düşürüyor, ölümleri ve sakatlanmaları kolaylaştırıyor. Soma dahil bugüne kadar yaşanan tüm acıların görülmeyen hesapları görülmeli, cezalandırma konusunda kararlılık gösterilmelidir.

– İş cinayetlerinin en önemli sebeplerinden bir diğeri, “hadi hadi sistemi”dir. “Esnek” iş disiplini teknikleri işi yoğunlaştırmayı, çalışanları ruhsal ve fiziksel sınırlarına kadar zorlamayı kolaylaştırmaktadır. Bunun sonucu ölümlerden görünür ve görünmez sağlık risklerine kadar geniş bir halk sağlığı sorunları yelpazesine sebep olmaktadır. Bugün fabrikalarda, ofislerde, kendi evlerinde çalışan insanların çalışma koşulları insanlık dışıdır. Yasal önlemler alınmalı, bu koşullarda çalışmak engellenmelidir.

– Ölümler bütün üretim süreçlerinde yaşanan her dereceden İSG sorununun acı sonucudur. Ölümlerden sonra değil önce çözüm aranması gerektiği açıktır. Ölümlerin, sağlık sorunlarına yol açan diğer suçları önemsiz göstermekte kullanılmasına izin verilmemelidir. İSG önlemlerinde ruhsallığa ve psikososyal risklere önem ve öncelik verilmelidir.

Toplumun esenliği tüm İSG risklerinin ve çalışma acısının ortadan kaldırılmasına sıkı sıkıya bağlıdır. Çalışma acısı hüküm sürdükçe MÜSİAD sofralarında falan mutlu ve güvenli yiyip içmeyi sürdürmek mümkün olmayacaktır.

PLAZA EYLEM PLATFORMU

Bir cevap yazın