#Mobbing101 İlk Hafta: Mobbingi Tanımak

nik-macmillan-280300-unsplash

Mobbingi birbirimize sorduk, birbirimizden öğreniyoruz. İlk haftanın #Mobbing101 konusu Mobbingi Tanımak.

Her yıl Mobbing ile Mücadele Derneği kurucusu Hüseyin Gün’ün ansına Şubat basında düzenlenen “Mobbing Farkındalığı Haftası” kapsamında bu yıl internet üzerinden bir soruşturma başlatmıştık. Beş gün boyunca sorular yönelttik, ardından cevapları değerlendirip yazıya döktük. Bu soruşturma mobbingle ilgili birbirimizi eğittiğimiz bir ders niteliğinde oldu. Bulgularımızı hafta hafta paylaşıyoruz. İyi okumalar.

Mobbing anketimizin ilk gününde, mobbing olgusuyla ilk karşılaşmalarımıza dair sorular yöneltmiştik. Mobbing kavramını çoğumuz ilk kez akademik çalışmalarda, işyeri eğitimleri ya da sohbetlerinde veya kazanılan davalar sayesinde duymuşuz. Ancak söz konusu mobbing olunca, ismini bilmek cismini tanımaya yahut muhatabı olduğumuz sürecin adını koyabilmeye her zaman yetmiyor. Durumu hangi noktada mobbing olarak adlandırmaya başladığımız sorusunu bu sebepten de önemsemiştik. Bu soruya gelen cevapların neredeyse tümünde belirli olayların hafızamızdaki canlılığı ortak payda idi ve bu, her şeyden önce mobbinge maruz kalmanın üzerimizdeki etkisini göstermesiyle anlamlıydı. Görünen o ki doğrudan patron mobbinginden başka akran zorbalığı şeklinde vuku bulan mobbing de hiç de az değil işyerlerinde, kimi zaman da “patron mobbingi patron destekli grup mobbingine dönüştüğünde” yaşanılanın adı konulmuş. Hak edilen terfinin verilmemesinden izin hakkının gasp edilmesine, iş tanımının dışına çıkılmasından “geri bildirim” adıyla psikolojik baskı yapılmasına kadar açık açık gerçekleşen biçimleri var mobbingin. Öte yandan, en az bunlar kadar sosyal buluşmalara çağrılmamak, iş arkadaşlarının dışlayıcı ve zorlayıcı davranışlarına sistematik olarak maruz kalmak gibi daha “informel” denilebilecek yollarla tezahür eden mobbingin de çalışma acısının perçinlenmesinde önemli paya sahip olduğu açık.

Yetersiz veya baskı altında hissetmek, rica formunda yüklenen iş tanımı dışındaki yüklerin verdiği rahatsızlık, saygı duyulmadığını ve orada istenmediğini düşünmek… Esasen çalışma yaşamının eşitsiz ilişkilerinde, tüm bunları kendine mâl etme fasit dairesinden çıkıp sistematik bir muamelenin muhatabı olduğunu fark etmek hiç kolay değil. Elbette ve sevindiricidir ki tam tersine deneyimler de var ancak yaşanılan şeyin mobbing olup olmadığına karar verirken kimimiz olan-biteni “işyeri disiplini”ne, herkesin payına düşen kötü muameleye yormuş; bazen  dayanışma ağları yerine “bu işin kuralı bu” ya da “başka yerlerde daha kötü” gibi söylemlerle meşrulaştırma mekanizmaları devreye girmiş. Şüphesiz, tüm bunlar yalnızca mobbinge maruz kalmanın etkilerini arttırmıyor, üzerine çalışma hayatında mobbingi daha “sürdürülebilir” ve yaygınlaşır hale getiriyor. Belki de bu yüzden mobbing karşısındaki mücadelede, karşılaşma ve adını koymaya dair deneyimleri toplamak, çoğaltmak, paylaşmak yapılması gereken şeylerin başında geliyor.

İlk haftanın soruları

1. Mobbing kavramını ilk olarak nerede duyduğunuzu hatırlıyor musunuz?

2. İşyerinizde mobbing yaşandığını/mobbing’e maruz kaldığınızı ilk ne zaman fark ettiniz? Yani durumu hangi noktada “mobbing” olarak adlandırmaya başladınız? Anlatabileceğiniz belirli bir olay var mı?

3. Yaşadığınız deneyimin mobbing olup olmadığını düşünürken karar vermenizi zorlaştıran şeyler oldu mu? (örneğin size yapılan şeyin başkalarına da yapılması/yapılmaması, olayın süresi, olayın fiziksel olmaması, yapan kişiyle olan ilişkiniz, başkalarının olaya dair (olası) yorumları vb.)

Sorulara verilen bazı yanıtlar

“Mobbinge maruz kaldığımı işyerinde bir grup tarafından dışlandığımda, iş arkadaşım küçük bir hata için yarım sayfa mail yazdığında ve patronu cc’ye koyduğunda, çağrılmadığım sosyal buluşmalar yapıldığında fark ettim.”

“Terfim liyakatla değil, keyfi olarak diğer kişiler lehine gerçekleştiğinde, başarılı olmama rağmen şubeye tayin edilmek istendiğimde, kabul etmeyince gördüğüm baskılar sonucunda bütün bu olanları mobbing olarak adlandırmaya başladım.”

“Çocuğum rahatsızlanınca izin talep ettiğimde ve sonrasında gelişen olaylar zincirinde mobbinge maruz kaldım.”

“Sistematik olarak yok sayıldığım, arka arkaya rahatsız edici davranışlara maruz kaldığım, işe gitmek istemediğimi anladığım zaman bana yapılanın mobbing olduğunu düşündüm. Bütün ofis bir eğitime yazılmışken sadece ben kayıt ettirilmemiştim.”

“Patron mobbingi patron destekli grup mobbingine dönüştüğünde anladım. Mücadele etmem gereken bir kişi değil bir topluluktu. Psikiyatrist desteği almak zorunda kaldım. Ayrılalı yıllar oldu ama hatırladığımda halen dağılıyorum.”

“Çalışırken daha çok adaletsizlik, baski ve korkunc calisma kosullari olarak adlandırıyordum. İşten ayrıldıktan sonra mobbing olduğunu öğrendim ve yaşadıklarımı daha net kavramamı ve adlandırmamı sağladı bu kavram.”

“Çalışmaya ilk başladığım yıllarda, yapılan ‘eleştirileri’ kendi yetersizliğim olarak değerlendirirken; mesleki yetkinliğim arttıkça eleştiri değil düpedüz mobbinge maruz kaldığımı idrak ettim. Örn: ‘Yavaşsın.’ ‘Kendini geliştirmen lazım.’ ‘Senin yerinde olmak isteyen kaç kişi var biliyor musun?’”

“’Geri bildirim’ adı altında bana psikolojik baskı yapıldığını fark ettim. Aslında çalışma saatlerim normalin 2,5 katıydı ve elimden geleni yapıyordum. Yetersiz hissettirerek motive etmeye çalışıyorlardı sürekli.”

“Mesai bitiminde işim olmadığı halde çantamı alıp çıkarken makinemin başında olmam gerektiğine dair aranıp çağrıldığımda mobbinge uğradığımı anladım.”

“İş tanımı dışında birçok işin kibar bir şekilde rica edilerek istenmesi. Tabii bunu isteyenler ileride bu işe devam etmem etmemem konusunda söz sahibi oldukları için rica formunda mecburiyet olarak hissetmiştim.”

“Anneannem çarşamba günü kalp krizi geçirmişti, İstanbul’dan apar topar Ankara’ya gittim. Yöneticim sabah arayıp öğleden sonra geliyorsun değil mi diye sorduğunda bunun mobbing başlangıcı olduğunu henüz bilmiyordum.”

“İşyerinde benim durumumu yaşayan ve işten ayrılmak zorunda kalan stajyerleri öğrendiğim zaman mobbinge maruz kaldığımı anladım.”

“3 yıl sonra psikoloğa gittiğim gün mobbinge uğradığımı anladım.”

“2008 yılında işyerinde maruz kaldığımız muameleyi ekip arkadaşlarımla tartışırken bunun adının mobbing olduğunu anladık. Sürekli yetersiz hissettirilme, baskı altında tutulma, saygı içermeyen kötü muamele görüyorduk.”

“Mobbingi adlandırmak konusunda hiç tereddüt etmedim. Mobbing tüm bankacılık hayatım boyunca yaşadığım bir şeydi ve ne olduğunu çok iyi bilirim.”

“Aşırı disiplinli bir yer olduğundan ufak hataları sert karşılıyorlar diye düşünürdüm ama benim dışımda insanlar mutlu görünüyorlardı ve hataları yumuşakça geçiştiriliyordu. Yerleşik ilişkiler tarafından istenmiyordum.”

“Yaşadığım şeyin mobbing olduğundan eminim.”

“Mobbingi adlandırmayı zorlaştıran doğrudan kişiye yönelik bir hakaret söz konusu olmaması. Daha sistematik ve dile getirilemeyecek dışlama mekanizmalarının çalıştırılması. ‘Sen işini yapamıyorsun’ denmiyor mesela, ama belirsiz kriterlerle başkalarına ödüller veriliyor ve bu şekilde yetersiz hissettiriliyor.”

“Asla tereddüde düşmedim. Mobbingin hedefinde genel olarak başarılı insanlar olduğunu biliyordum ve mobbing hakkında çok fazla bilgim vardı. İnsanların nasıl bu kadar ahlaksızlaşabildiğini görmek mobbingten daha ağırdı. Dünyayı kötü bir yere götüren ahlaksız insanlar çok fazlaydı ve gelecek umudunu tüketiyordu.”

“Mobbingi direk anladım çünkü benden önce de çıkartmak istedikleri kişilere aynı taktiği uyguluyorlardı. Ve bunu açık açık belli ediyorlardı.”

“İşten ayrıldıktan sonra hiç şüphem olmadan mobbinge uğradığımı anladım. Çalışma arkadaşlarım da duymazdan ve görmezden geldi. Dayanışma yerine bu işin kuralının bu olduğunu kabullenme var. Kimse işinden olmak istemiyor. Korku ne yazık ki dayanışmanın üstünde.”

“Önce herkese karşı agresifti, sonra sadece beni hedef aldı.”

“Fiziksel olması gerekmez, zaten psikolojik olunca daha tehlikeli, fark etmesi zor oluyor. Ne yazık ki kurumlar ‘geri bildirim’ diye paketlenince herkesin herkese her şeyi söylemesini kolaylaştırıyor.”

“Mobbing olarak adlandırıp adlandırmama konusunda çok kafa yormadım, benim için adil olmayan ama hemen hemen herkesin normalleştirdiği yeni gelene hep aynı şekilde davranıldığı bir durumdu. Açıkçası sağduyu sahibi iş arkadaşlarım da aynı tespitleri yaptı ve genel olarak bu konularda uzlaştık. Hatırladığım kadarıyla bir şeyin mobbing olup olmaması tartışılırken en büyük zorluk başka benzer kurumlarda (benim örneğimde üniversite) daha kötü çalışma koşullarının örnek verilmesi ve biz yine iyiyiz denmesiydi.”

“Mobbingi uygulayan sizin muhtemelen üstünüz olan bir kişi ve bunu herkese yaptığı için normalleştiriyorsunuz. Üstelik sesinizi çıkarmaya çalıştığınızda da suçlu gösterilen ve uyumsuz olan siz oluyorsunuz.”

“Bana statümden dolayı farklı davranıldığını anlamıştım.”

“Yapılan psikolojik baskı ve haksız uygulamanın mesleğin gereği ve insanın doğasında olduğunu, herkesin bu şekilde çalıştığını, daha iyisinin piyasada bulunmadığını savundular.”

“Genel olarak herkese tavır buydu, yaptığım işin gereğini yerine getiremediğimi, henüz uzmanlaşmadığımı düşünerek benden kaynaklanan şeylere verilen tepki gibi algılıyordum. İşimi daha iyi yaparsam, daha fazla çalışırsam terslenmeyecek ya da elimden geleni yaptığıma ikna edebilecekmişim gibi hissediyordum.”

4 yorum

  • Mobbing’i gazetede okumuştum. Yazıda mobbing tanımını iş hayatı için kullanan Dr. Heinz Leymann’dan bahsediliyordu. Şu ifadesi aklıma çakılmıştır “Batı dünyasının ileri düzeyde sanayileşmiş toplumlarında işyerleri, bireylerin mahkemeye sevk edilme korkusu yaşamaksızın birbirlerini öldürebilecekleri, kalan tek savaş alanıdır”. Mobbing bir istifaya zorlama tekniği olarak sistematik bir biçimde kullanılıyor. Benim başıma geliş biçimi şöyleydi; önce becerilerim ve görevlerimin çok altında işler verilmeye başlandı, bu işleri yapmakta ayak direttiğimde “uyumsuz ve dik kafalı” olmakla suçlandım. Sonra hiç iş verilmemeye başlandı. Bütün gün ofise gidip boş boş oturuyordum. Bundan dolayı üstlerime şikayette bulununca da alanımla alakalı olmayan işler verdiler. Bu süreç toplamda 3 ay sürdü. Durumu ancak işten atıldıktan sonra anlayabildim. Dolayısıyla da iş arkadaşlarımla konuşma imkanım olmadı. Halbuki bunlar her seferinde gözümün önünde başka başka insanlara yapılmıştı ve bu kişiler iş bulup istifa etmişlerdi. Bunları kafamda çok sonra birleştirebildim ve yapılanın adını koyabildim. Sanırım ad koymayı zorlaştıran kimsenin durumundan şikayet etmemesi ve bu tutumla karşılaşınca da iş değiştirmeleriydi.

  • Beni bilgilendirirseniz sevinirim

  • Aylarca mobing yaşadım bire bir bununla yüz yüze geldik

  • Ben Esra çat belediyesin de taşron işçisi olarak çalıyordum yerel seçimle başa gelen sayın belediye başkanımız 7 ay boyunca bana ve arkdaşlarıma mobing baskı uyguladı amaç tazminatsız iş çıkışı vermek öylede yaptı bizi işimizden etti

Bir cevap yazın