Yapı Kredi Bankası’nda Gerçekleşen Kasım 2019 İşten Çıkarmaları Üzerine Basın Bildirisi

pep-ykb-basin-bildirisi

Bankacılıkla ilgili haberler, sadece zenginlerin hayatını anlatan TV dizileri gibi genellikle şirketlerin ve sahiplerinin hikayelerini anlatıyor ve kârlarının dökümünü yapıyor. Bir süredir Yapı Kredi Bankası’nın İtalyan ortağı Unicredit ile ilişkisi konuşuluyor. En son Unicredit’in yöneticisi YKB’ye talip olduklarını açıklayarak “krizi” durdurmaya çalıştı. Dev uluslararası şirketin ülkemizdeki ve KOÇ işletmelerindeki kötü çalışma koşullarından sermayedarlar lehine faydalanmak istemesi elbette “anlaşılır”. Uluslararası şirketler, kendi değerini artıran işçileri kıyıma uğratarak büyüyen yerli şirketlerin suç ortağıdır.

Bankacılık sektörü bir krizin içindedir. Her ne kadar bankaların kârları düşe kalka yoluna devam etse de banka emekçileri daimi bir krize saplanmıştır. Katlanılmaz mobbing uygulamalarına maruz kalmanın yanında bir de küstah tavırlarla işten çıkarılan YAPI KREDİ bankası emekçileri ne geleceklerini planlayabilmekte ne de fiziki ve ruhsal sağlıklarını koruyabilmektedirler. Öyle ki; Nadide Kısa’nın sağlığını yitirmesine ve ölmesine neden olan kurum, meslektaşlarını da dört işlem matematiği ile meşrulaştırdığı gerekçelerle işsiz bırakmıştır.

Halbuki; gece geç saatlere kadar çalışarak teknolojik gelişmeleri üretenler, değil bu kâr paylarından emeklerinin bir kısmının karşılığını almak halihazırdaki işlerinden olmuşlardır. Banka çalışanları teknolojik gelişmelerinin kullanıma alınacağı zamanı çok öncesinden artan baskı, stres ve mesailerle öğrenirler. Değişim süreci hazırlığı ve altyapının oluşturulması aylar öncesinden -zaten dayanılmaz olan- iş yüklerine ek çalışma olarak yansır. Yönetmelik gereği müşterilerden ek onaylar alınır, canlıda yapılan testler nedeniyle ortaya çıkan tutarsızlıklarla uğraşılır, yeni süreçlerin gereği olan ve başka hiç bir yerde kullanılamayacak zorunlu eğitimlere zaman ayrılır.

İlk günlerin kabusunda eksik teknoloji yatırımlarıyla kurulan derme çatma sistemlerin yavaş çalışmasının ya da hiç yanıt vermemesinin sonuçlarına müşteriyle yüz yüze gelen ya da ona direk hizmet sağlayan banka çalışanları birer günah keçisi olarak katlanmak zorunda kalır. Sanki değişim sürecindeki karar mekanizması onlarmış gibi tüm mağdur müşteriler bir anda onlardan hesap sorarlar. Yine daha fazla kar etmek için yeterince test edilmeden hayata gecen uygulamaların yarattığı veri bozulmalarının çözümü için bilgi teknolojilerine bağlı çözüm merkezlerinden yardım dilenen, adeta kendi özel işini yaptırmaya çalışıyorlarmışçasına muamele gören yine onlardır. Peki tüm bu zorlukların, fazla çalışmanın, artan stresin ve yüklenen onur kırıcı sorumluluk rolünün karşılığında ne mi kazanırlar? Varlıklarını, ekstra bir karşılık almadan ortaya koyarak ürettikleri teknoloji sayesinde artık onlara ihtiyaç kalmadığının işveren ve yöneticiler tarafından söylenmesini ve utanmazca kapının gösterilmesini.

Kâr paylarından yüklü avantalar alan kıymetli yöneticileri bu paralar karşılığı insanları işten çıkarma iradesi göstermiştir. Dijitalleşme sadece banka sahiplerinin bilançolarına yansımıştır.

Görünen o ki, özellikle finans sektöründeki işler çoğunlukla dijitalleşecektir. Ancak bu dijitalleşmenin insanları işsiz kılması bir doğa kanunu değil, insanları işten çıkarmanın kolay olmasının sonucudur. Plaza Eylem Platformu olarak günümüzde yaşanan işten atılma zalimliğinin son bulmasının yanında teknolojinin çalışma yaşamına uygulanışının demokratikleşmesini de talep ediyoruz. Çalışanların fazla mesailerle kendi kuyularını kazdığı bu düzeni adil bulmuyoruz. Çünkü bütün bu gelişmeler toplumun ortak aklının birikiminin sonucudur ve sadece sermaye lehine kullanılıp insanların ocağını söndürmemelidir.

Bütün banka çalışanlarını öncelikle bankacılık sektöründe etkisi görülen, insanları işinden eden teknolojik dönüşüm üzerinde hak iddia etmeye çağırıyoruz. BASİSEN başta olmak üzere tüm emek örgütleri, dijitalleşmenin çalışanlar tarafından kontrolünü, çalışanların iş üzerindeki hakimiyetini artırma yönündeki doğal talebi yükseltmelidir. YKB’deki son işçi kıyımının ve bundan sonraki dijitalleşme bahaneli saldırıların ve işten çıkarmaların karşısında olduğumuzu kamuoyuna bildiriyoruz.

Plaza Eylem Platformu

Bir cevap yazın